Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
İnternetten Alışveriş / Pan Börek almak isteyenler
« Son İleti Gönderen: sentinel 19 Ekim 2010, 16:02:31 »
Ben Pan Börek markasını grupfoni diye bir sitenin indirimiyle duydum ve aldım. sitesindeki börek çeşitlerine bakarken hakkaten iştahım kabardı. pizza gibi ama börek olunca daha çok ilgimi çekti ve siparişi verdim. Palma çeşidi olanı deneyelim dedik mantarlı jambonlu filan. siparişimiz geldi. açtık kocaman 2,5 kilo börek su böreği formunda. hemen kesip tadına bakalım dedik kiiii ne görelim malzeme yokkk nerdeyse. o internet sayfasında bizi iştahlandıran görüntüden eser yok. sırf hani koyduk demek için serpiştirmişler. tam anlamıyla bir hayal kırıklığııı :( sitelerine mail attım şikayetimi bildirdim.2 tane indirim fişi almıştık. diğerini de geçen deneyelim dedik. aradığım zaman konuştuğum görevliyede bildirdim şikayetimi. bu sefer akdeniz olan çeşidini deneyelim dedik zeytinli domatesli filan. ne yazıkki aynı hüsran. hani normal alacağımız fiyatlarda ucuz diil ha. 2,5 kilosu 30 tl ile 35 tl arası değişiyor. yaniii kesinlikle tavsiye etmiyorum arkadaşlar. benden duyurulur.
2
Hediyeli Yarışmalar / Ynt: Hediyeli Yarışma
« Son İleti Gönderen: efsane78 04 Eylül 2010, 05:11:15 »
evet arkadaşlar hediye çekilişi için son günler ,kaldı bir hafta  O0
3
Hediyeli Yarışmalar / Ynt: Hediyeli Yarışma... (Hediyemiz Özmen Fashion'dan...)
« Son İleti Gönderen: Horus 27 Ağustos 2010, 11:05:58 »
Bu kampanya bitti malesef hatta  kazananı benim  ;D ;D
Hediyem de geldi tekrar konu açılmışken teşekkürler..

 O0

güle güle kullan :)
4
Doğum... / Ynt: Doğum hakkında
« Son İleti Gönderen: kardelen 27 Ağustos 2010, 05:30:19 »
Merak eden bir çok arkadaşımız vardır muhakkak onlara bilgi amaçlı paylaşım yapayım istedim ve elbette alıntıdır..  :)
5
Doğum... / Doğum hakkında
« Son İleti Gönderen: kardelen 27 Ağustos 2010, 05:29:25 »
İlk doğum saatler sürebilir
Filmlerde anne adayı ilk sancıda arabaya bindirilerek hastaneye götürülür, kısa bir süre sonra da bebek dünyaya gelir. Oysa ilk doğumlarda, ilk sancının hissedilmesinden sonra doğumun gerçekten başlaması rahat altı-yedi saat sürebilir. Rahim ağzı 2 santim açılmadan önce “başlamış doğum eylemi” olarak değerlendirilmezsiniz. Bu dönemde ayakta ve aktif olmak süreci hızlandırabilir ancak çok erken aşamada hastaneye gitmeniz durumunda da kendinizi hastane yatağında uzanarak gözlem altında beklerken bulabilirsiniz. Kısacası ilk sancıları hissettikten sonra yapmanız gereken, sakin olmak, rahatlamaya ve gevşemeye çalışmak ve kasılmaların şiddeti, süresi ve gelme aralığına dikkat ederek doktorunuzla temas kurmaktır.

Sularınız her zaman ani ve şiddetli bir boşalma şeklinde gelmez
Bazı annelerin suları şiddetle ve aniden boşalsa da, çoğunlukla suların gelmesi sızıntı şeklinde hissedilir. Bunun nedeni bebeğin başının amniyotik sıvının çoğunun boşalmasını engellemesi olabilir. Miadını doldurmuş anne adaylarının çoğu hafif idrar kaçırmaları yaşayabilir, bu nedenle suların gelmesinin idrar kaçırmayla ya da idrar kaçırmanın suların gelmesi ile karıştırılması sık görülen bir durumdur.

Sularınız doğumun herhangi bir aşamasında gelebilir, dolayısıyla da bu ilk su sızıntıları doğumun çok yaklaşmış olduğuna işaret etmeyebilir. Bununla birlikte, suların gelmesinin ardından rahimde enfeksiyon oluşması riski doğduğundan 24 saat içerisinde doğumun gerçekleşmesi gereklidir. Sularınızın gelip gelmediğinden emin olamıyorsanız, yapmanız gereken en doğru şey doktorunuza ya da ebenize başvurmak olacaktır.

Doğum “pis” iştir!
Evet, filmlerde ve pembe dizilerde makyajı yerinde bir kahramanın birkaç çığlık atması ve pek az ter dökmesinin ardından gururlu anne-babanın mutlulukla minik bebeklerine baktıklarını görürüz. Anne biraz yorgundur ancak halen üstü başı, eli yüzü gayet düzgün ve bakımlıdır.

Ancak gerçek yaşamda göğüs hizasına kadar çekilen çarşafın altındaki sahne pembe dizilerden çok adli vakaların anlatıldığı dizilerdeki sahnelere benzer!

Doğurmak “pis” iştir ve o ilk ağlamayı işittiğinizde büyük olasılıkla küçük bir ter, amniyotik sıvı, kan ve muhtemelen kakadan oluşan bir bataklık içerisinde yatıyor olacaksınız. Ikınırken kaka kaçırılması gayet normal ve aslında doğru biçimde ıkındığınızı gösteren bir durumdur. Ancak böyle bir kazanın olmasından korkarak ıkınmaktan kaçınmamalı ve sizden ıkınmanız istendiğinde var gücünüzle ıkınmalısınız. Olası bir kaka kaçırma durumunda hiçbir yorumda bulunmadan temizliğiniz yapılacaktır ve bu duruma her zaman şahit olan doktorunuz ya da ebeniz sizin hakkınızda hiçbir olumsuzluk düşünmeyecektir.

Suni sancı her zaman işe yaramayabilir
Bebeğiniz miadını geçirdiyse doktorunuz suni sancı ile doğumu başlatmak isteyebilir. Bunun nedeni hamileliğin sonuna yaklaşıldığında plasentanın çok etkin bir şekilde çalışamaması ve bebeğe yeterince besin ve destek sağlayamaması riskinin doğmasıdır. Çok çeşitli suni sancı (indüksiyon) yöntemleri vardır ve ilk teşebbüsün sonuç vermemesi durumunda doktorunuz bir sonraki daha güçlü yönteme geçecektir. Ancak doğumu başlatmaya yönelik tüm çabalara rağmen (büyük olasılıkla bebeğin gerçekte miadını tam doldurmamış olması nedeniyle) doğumun başlatılamaması söz konusu olabilir.

Gebelik yaşı son adet tarihine ve bebeğin ölçümlerine göre hesap edilir. Ancak kadınların son adet tarihlerinden itibaren yaklaşık iki hafta sonra yumurtlamaları nedeniyle bebeğin gebelik yaşı hesaplarına kıyasla iki hafta daha küçük olması söz konusu olabilir. Bu nedenle henüz 42 haftanızı doldurmadıysanız (ilk kez doğumb yapan anne adaylarının hesaplanan olası doğum tarihlerinden 10 gün geç doğum yaptıklarına dair bulgular mevcuttur), bebeğinizde bir sorun olduğuna ya da amniyotik sıvı miktarının olması gereken düzeyde olmadığına dair bulgular mevcut olmadığı sürece, suni sancı konusunda ihtiyatlı davranmanızda yarar vardır.

Epidural riskli olabilir
Epiduraller yaygın kullanılan ağrı kesici yöntemlerdir ve bu sayede pek çok anne adayı doğumu stresli ve sancılı bir deneyim yerine rahat ve tadı çıkarılan bir deneyim olarak yaşamaktadır.

Epiduraller çoğunlukla işe yarar ancak nadiren vücudun tek tarafında etkili olması ve vücudun diğer tarafında sancıların hissedilmesi söz konusu olabilmektedir. Ayrıca anestezik maddenin yanlışlıkla kana enjekte edilmesi söz konusu olabilmektedir (çoğunlukla doğumun çok ileri aşamalarında ve anne adayının epidural uygulanırken hareketsiz durmakta zorlanması halinde meydana gelmektedir). Bu durum ise daha sonra şiddetli baş ağrılarına yol açabilmektedir.

Epiduralin doğumu neredeyse hiç ağrısız yapma ve doğumun yavaş ilerlemesi durumunda dinlenme olanağı vermek açısından net bir yararı olduğunu unutmayın. Ancak uzun süre hastane yatağında uzanmak da doğum sürecini fazlasıyla yavaşlatarak kasılmaların yeniden başlayabilmesi için ilave ilaçların verilmesini gerektirebilir. Ayrıca bu durum ıkınma sırasında hissetme yeteneğinizi etkileyerek yardımlı doğum ya da sezaryen olasılığını artırabilir

Epizyotomi (doğum kesisi) yapıldığını hissetmezsiniz
Epizyotomi (bebeğin çıkışını kolaylaştırmak amacıyla vajina girişinde kesi yapılması) çoğu kadını korkutur. Ancak bu uygulama sadece mutlaka gerekli olması halinde yapılır ve epidural almamış olsanız dahi, lokal anestezi altında ya da kasılmanın tepe noktasında gerçekleştirileceğinden, kesi yapıldığını hissetmezsiniz.

Ayakta ve hareketli olmak daha iyidir!
Doğumla ilgili filmlerin çoğunda doğum yapmak için sırt üstü uzanmak gerektiği fikri oluşturulur. Oysa gerçekte doğum ve bebekle ilgili herhangi bir sorun bulunmadığı sürece bunun tam tersi daha iyidir. Ayakta ve hareketli olmak yer çekiminin kasılmalarınızı destekleyerek bebeğin doğum kanalına girmesinin kolaylaştırması anlamına gelir. Yürümek, kalçaları sallamak ve nefese yoğunlaşmak sancıları hafifletme konusunda gerçekten yardımcı olur. Dolayısıyla bu şekilde sancılarla kendi başınıza gayet iyi bir şekilde baş edebildiğinizi görmenizi sağlayabileceğinden, epidural uygulanmasını istemeden önce bunu deneyebilirsiniz.

Doğum sonrasında yoğun kanamanız olacak
Doğum sonrasında, sezaryen doğum yapmış olsanız dahi, yoğun kanama ve büyük pıhtıların gelmesine hazırlıklı olmalısınız. Özellikle doğumdan sonraki ilk 24 saat içerisinde sık sık ped değiştirme ihtiyacı duyabilir ve her ayağa kalktığınızda boşalma şeklinde kanama hissedebilirsiniz. Bu kanama gayet normaldir ve plasentanın rahim duvarına tutunduğu yerden kaynaklanmaktadır. Doğumdan üç ile dört hafta sonra kanama kahverengimsi bir akıntıya dönüşerek hafifler. Kanamanın hafiflemesi ve ardından yeniden yoğunlaşması ya da parlak kırmızı bir renk alması rahminizde halen plasenta parçası kalmış olabileceğine işaret edebileceğinden derhal doktorunuza başvurun. Ayrıca bu süre boyunca, tampon kullanımı rahminize ve plasenta alanındaki yara yeri kanalıyla kan akımınıza hava girmesine neden olarak tehlikeli sonuçlara yol açabileceğinden ped kullanmayı tercih etmelisiniz.

Sezaryan kolay yol değildir
Sezaryan vücuda erişmek için cilt, kas ve yağ dokusunun kesilmesini gerektiren bir büyük operasyondur. İyileşme süreci ağrılı olabilir ve bebeğiniz ile mevcut diğer çocuklarınıza bakmanızı ve emzirmenizi zorlaştırabilir. Vajinal olarak doğurma seçeneğine sahip olduğunuz sürece, bunun sizin için en iyi ve en güvenli yol olduğu gerçeğini aklınızdan çıkarmamalısınız.

Emzirmek başlangıçta acı verebilir
Emzirmek hem siz, hem de bebeğiniz için en iyisidir ve hazır mamaya başlamadan önce bebeğinizi emzirmek için elinizden gelen her şeyi yapmalısınız. Anne sütü bebeğe yaşama en iyi şekilde başlangıç yapma olanağını verir. Ancak tüm bunlar özellikle bebeğin memeyi iyi kavramaması durumunda emzirme sırasında canınızın yanabileceği gerçeğini değiştirmez.
Bu açıdan anahtar unsur bebeği ve kendinizi doğru pozisyonda tutabilmek için gerekli tüm bilgi ve tavsiyeleri almanızdır.

Ne yazık ki pek çok anneyi emzirmekten caydıran sorunların çoğunun aslında kolaylıkla çözümlenmesi mümkündür. İlk birkaç gün sabırlı olur ve emzirme tekniğini öğrenmek için kendinize şans verirseniz, ilerleyen günlerde hem bebeğinizin bakımı sizin için çok daha kolay olur, hem de onu anne sütünün artık sayılmakla bitmeyen faydalarından mahrum bırakmamış olursunuz.
6
Cinsel Sorunlar ve Hastalıklar / Vajinismus
« Son İleti Gönderen: kardelen 27 Ağustos 2010, 05:25:42 »
Vajinismus, kadınlarda görülen cinsel bir işlev problemidir. Vajina girişini çevreleyen kasların istem dışı kasılarak cinsel birleşmede  acı ve ağrıya neden olması ya da bu sebeple cinsel birleşmenin hiç gerçekleşememesi şeklinde tanımlanabilir. Kasılmalar, cinsel birleşme dışında jinekolojik muayene esnasında ve vajina içine tampon yerleştirme durumlarında da ortaya çıkabilir.
Tanısı [değiştir]

Vajinismusun kesin tanısı tecrübeli bir jinekolog tarafından yapılacak olan jinekolojik muayene ile konur. 2006 yılında yapılan bir araştırmaya göre Türkiye'de görülme sıklığı %10' dur.
Nedenleri [değiştir]

Bu hastalığın %90'ı psikolojik, %10'u organik kökenlidir. Psikolojik kökenli olanlarının başlıca sebepleri arasında genç kızlara ergenlik çağından itibaren cinselliğin ayıp, kötü ve günah olarak anlatılması, çocukluk döneminin ardından biyolojik bir işlevi kalmayan erdenlik zarına ataerkil ve erkek egemen kültürel yapının dayattığı değerlerin atfedilmesi, ve ilk birleşmenin acı veren ve kanamaya sebep olan bir deneyim olacağının öğretilmesidir.

Bazı durumlarda kişinin başından geçen tecavüz veya kötü cinsel deneyimler de vajinismus hastalığının sebebi olabilir. Hamile kalma korkusu, doğum korkusu veya erdenlik zarının yırtılması gibi korkular da az görülmekle birlikte bu hastalığın psikolojik nedenleri arasında gösterilebilir. Sağlıklı ve aktif cinsel hayata sahip kadınlarda dahi bazı durumlarda geçici de olsa vajinismus görülebilir. Doğum veya jinekolojik ameliyatlar sonrası, büyük üzüntüler ve emzirme (laktasyon) döneminde kadınlarda görülen cinsel istek azalması bu durumlara örnek olarak gösterilebilir.
Tedavisi [değiştir]

Hastalığın tedavi süreci oldukça basittir. Önemli olan sorunun nedeninin belirlenmesidir. Sorun fiziksel kaynaklı ise jinekolojik olarak tedavi edilebilir. Eğer hastalığın nedeni psikolojik ise çiftin beraberce psikolojik terapiye devam etmesi gerekebilir. Her psikolojik rahatsızlıkta olduğu gibi bunda da hastanın hastalığını tanıyıp kabullenmesi ve tedaviye inanması tedavi sürecini kısaltır ve daha başarılı kılar. Vajinismus kesinlikle tedavi edilebilen bir problemdir. Vajinismus bir hastalık (sendrom) değil, bir belirtidir(semptom). Başka bir deyişle vajinismus; bilinç altı tarafından oluşturulan ve kişiyi koruyan bir savunma mekanizmasıdır. Vajinismus problemi olan bir kadında, PC kası (pelvik taban kası), cinsel ilişki esnasında refleksif davranmaktadır ve kadının istemi dışında kasılmaktadir. Bu istenmeyen durumun kaynağı da bazı nedenlerle etkilenen bilinç altıdır.

Vajinismus tedavisinde tüm dünyada; davranışsal ve bilişsel terapiler, hipnoz tedavileri gibi bilimsel tedavi teknikleri kullanılır. Buradan da anlaşılacağı gibi,

    * tek seanslık ya da tek günlük tedavi teknikleri,
    * ilişki öncesi alkol alma,
    * vajen girişine lokal anestezikler uygulama,
    * depresyon ilaçları, etkisiz tedavi ya da çözüm girişimleridir.

Vajinismus psikoterapötik bir süreç ile kesinlikle kalıcı çözüme ulaşır. Bundan dolayı bilimsel olarak açıklanmamış ve kanıtlanmamış her türlü yaklaşımdan kaçınmak gerekmektedir.
7
Makyaj / Ynt: göz makyajı
« Son İleti Gönderen: kardelen 27 Ağustos 2010, 05:22:08 »
Makyaj pek yapmam ben sadece gözlerime sürme birazda allık tamamdır.. O0
8
Şarkı Sözleri ve Şiir / Ynt: Mona roza
« Son İleti Gönderen: kardelen 27 Ağustos 2010, 03:36:55 »
peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
sana doğru uzanan çaresiz ellerimi.
sırrımı söylüyorum vefakar balıklara:
yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi.
koyverip telli pullu saçlarını rüzgara,
bir çocuğun ardına düşen heykellerimi
peygamber çiçeğinin aydınlığında ara...

bir çevre sağ elimden bulanık suya düştü
ve boğazımı sıktı parmaklar ince, uzun.
günahkar toprağıma saçından bir tel düştü;
sana ne olmuş rosa, bir derde tutulmuşsun.
bir ekmek kadar aziz fikirler böyle pişti:
noel ağaçları ve manolyalar kahrolsun,
bir çevre sağ elimden bulanık suya düştü...

şu şapkayı çıkarıp atıyorum ırmağa;
her şeyim sizin olsun, hep sizin kesik başlar.
rüyasında örümcek başlarsa ağlamağa,
içine gül koyduğum tüfek ölmeye başlar.
günahını sırtına yüklenen kaplumbağa
gibi ölüm önünde öz benliğim yavaşlar.
öyleyse şu şapkayı fırlatayım ırmağa.

bu erkekler kokuyu kediler gibi alır
ve kediler her gece sürünür yastıklara.
denizleri bahtiyar eden günler kısalır;
satılmayan çiçekler, zehirli ve kapkara,
unutulmuş erkekler ve kadınlara kalır.
bir geyiğin gözleri düşer eriyen kara
ve erkekler kokuyu kediler gibi alır.

ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık!
ve toprağın rüyaya yılan gibi girişi.
sana da monna rosa, taş bebeği bıraktık.
ellerinde kılçıklı balıkların bir dişi.
senin hatıran gibi büyük, yeni, karanlık;
senin hatıran kadar allah ve şeytan işi...
ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık!

bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim;
ta boğazıma kadar çıkan deli yağmura.
tüyüme horozdan çok itimat edeceğim,
itimat edeceğim şu belalı yağmura.
ruhumu bayrak yapıp ben teslim edeceğim
asılmış bir adamın iki eli yağmura.
bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim.

bir tren ışığına, güneşe çekmek seni
ve bir şehir yaratmak, ruhundan gülce diye.
parçalanan gemiyi ve yırtılan yelkeni
katıvermek sessizce söylenen bir türküye.
ve sonra bir köşede öldürmek ölmeyeni
ve son vermek bitmeyen, bu bitmeyen şarkıya,
bir tren ışığına, güneşe çekmek seni.

sana tavuskuşunun içime girdiğini
son, en son söz olarak söylemek istiyorum.
içime girdiğini, tüyünü yolduğunu
son, en son söz olarak söylemek istiyorum.
içimde tavusların bir bir kaybolduğunu,
bana da bir çift ak kanat kaldığını
son, en son söz olarak söylemek istiyorum.

peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
sana doğru uzanan çaresiz ellerimi.
sırrımı söylüyorum vefakar balıklara:
yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi.
koyverip telli pullu saçlarını rüzgara,
bir çocuğun ardına düşen heykellerimi
peygamber çiçeğinin aydınlığında ara...
9
Şarkı Sözleri ve Şiir / Mona roza
« Son İleti Gönderen: kardelen 27 Ağustos 2010, 03:34:40 »
Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller, ak güller

Ulur aya karşı kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
Mona Roza, bugün bende bir hal var
Yağmur iğri iğri düşer toprağa
Ulur aya karşı kirli çakallar

Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakışın ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek...

Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
Bende çıkar güneş aydınlığa
Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
Seni hatırlatıyor her zaman bana
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi
Ellerinden belli oluyor bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin, ellerin ve parmakların

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

Akşamları gelir incir kuşları
Konar bahçenin incirlerine
Kiminin rengi ak, kimisi sarı
Ahh! beni vursalar bir kuş yerine
Akşamları gelir incir kuşları

Ki ben Mona Roza bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar su kenarında
Ki ben Mona Roza bulurum seni

Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aşkım uymaz öyle her saza
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

Artık inan bana muhacir kızı
Dinle ve kabul et itirafımı
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
Alev alev sardı her tarafımı
Artık inan bana muhacir kızı

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak

Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
Bir tüy ki can verir bir gülümsesen
Bir tüy ki kapalı gece ve güne
Altın bilezikler o kokulu ten

Mona Roza siyah güller, ak güller
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!
Mona Roza siyah güller, ak güller
 
10
Damatlık ve Damatlık Aksesuarları / damatlık alırken
« Son İleti Gönderen: kardelen 27 Ağustos 2010, 03:31:47 »
  -Damatlık almadan önce düğününüzü ve nikahınızı yapacağınızı yeri belirleyin -Damatlıktan önce gelinlik yapımına karar vermelisiniz. Gelinliğe göre damatlığın rengine ve modeline karar verin.

-Damatlık seçmeden önce, gelecek olan çoğunluktaki misafirlerin niteliğini ve yaşayış tarzını bilmeniz gerekmektedir.

-Damatlık seçimi yapmadan önce evlilikler.com'dan damatlık satan yerlerdeki takım elbise ve smokinleri tek tek inceleyin.

-Yeniliklere sürekli açık olun.

-Damatlık almadan önce fiyat analizi yapın. Fiyat analizi yaparken, damatlıkla beraber sunulan aksesuarların çokluğunu ve kalitesini de dikkate alarak not tutun.
.

 
   
   

.

-Ürün kullanma sembolleri..

-Kaliteli kumaş nasıl olur....

-Dokuma kumaşlar nelerdir...

-Damadın aksesuarları nelerdir

-Damat ayakkabısı ve çorabı...

-Damadın kuaför seçimi...

-Damat traşı ve kuaför hazırlığı

-Damat için takının önemi...

-Damat ailesinin düğün hazırlığı

-Erkekler neden yüzük çıkartır

- Damatlık kiralarken problem yok ama almak isterseniz, damatlığı daha sonra da kullanabileceğiniz bir model seçmeniz sizin için karlıdır.

- Nostalji bir nikah veya düğün yapmıyorsanız eğer, damatlık modelinizin bulunduğu yıla ve daha da ileri ki yıllarda kullanabileceğiniz bir tarzı seçmeye özen gösterin. Bazı uyanık damatlık firmaları ellerinde kalan modelleri size yüksek fiyatla satabilirler.

  Genel damatlık seçimi kurallarına karşı aşinalık tamam. Şimdi damatlık seçerken yani kiralarken, satın alırken veya diktirirken en önemli unsurlardan bir tanesi de kumaş çeşitleri ve şekilleridir. Bunun için "Kumaş çeşitleri ve kalite faktörlerinden" detayları öğrenebilirsiniz. Damatlık kiralarken veya satın alırken aşağıdaki unsurlarıda göz önünde bulundurmalısınız. Aşağıdaki sunduğumuz seçenekler kimisine göre basit gelebilir. Ama şunu unutmamalısınız ki, evlilikler.com toplumun en ücra kesimine göre hazırlanmıştır. Bunlar dikkate alınarak listemiz sıralanmıştır:
Sayfa: [1] 2 3 ... 10